• 22/07/2024
  • Hoşgeldiniz

Özel çocuklarda erken tanı, eğitim ve ailenin rolü

  • 27.03.2017

Kimlere özel çocuk denir? Özel çocuklara ne zaman ve nasıl tanı konur? Ailenin, iletişimin ve öğretmenin özel çocuklar üzerinde rolü ve önemi nedir? Erken tanı ve tedavinin çocuğa nasıl katkıları olur? İşte tüm bu soruların cevabını aşağıda kısaca özetlemeye çalıştık.

Otizmli, down sendromlu ve rett sendromlu çocuklara özel çocuklar deniyor. Ayrıca okulla eş zamanlı çalışılan kaynaştırma öğrencileri de özel çocuk olarak adlandırılıyor. Özel çocuklarda erken tanı ve eğitim çok önemli.

Özel eğitim tanısı konmuş çocukların anne ve babaları, bu durumu öğrendiklerinde şok yaşıyorlar ve kabul etmekte oldukça zorlanıyorlar. Bu durum çok uzun sürebiliyor, bazen 1-2 yıl durumu kabullenmeyen anne ve babalar olabiliyor. Bu tanı tabi ki bütün anne ve babalar için travmatik ve çok duygusal bir süreç. Önce bu durumu inkar ediyorlar, ardından depresyon ve kızgınlık yaşıyorlar. Daha sonra kendilerini suçlamaya başlıyorlar, en son evre ise kabullenme ve uyum. Durumu kabullenmemek çocuğun eğitim sürecini aksatıyor. Çünkü anne ve babaların hisleri, çocukların eğitime adaptasyonunu etkiliyor. Daha önce özel eğitim desteği almış çocukların anne ve babalarının yaşadığı süreçlere onların da tanık olması, onlarla duygusal paylaşımda bulunmak anne ve babalara çok büyük destek oluyor ve yalnız olmadıklarını fark ediyorlar.

Uyum sürecinde ailelerin; bilgisel destek, araçsal destek ve yaygın destek gibi bazı desteklere ihtiyacı oluyor. Bunların içinde en çok bilgisel desteğe ihtiyaç duyuyorlar. Çünkü; bu zamana kadar hiç karşılaşmadıkları ve ne yapacaklarını bilmedikleri bir durumla karşı karşıyalar. En çok merak edilen şey ise; çocuğun nasıl eğitim alması gerektiği.

Aile çocuğun eksiklerini, yetersizliklerini ilk fark eden kurum, ailenin rolü çok önemli. Aile çocuğunu sürekli gözlemlemeli ve yaşıtlarından farklı bir gelişim gösterdiğini fark ettiğinde tanı konulabilmesi için mutlaka bir çocuk nöroloğuna ya da bir çocuk psikiyatristine başvurmalı. Eğer uzman tarafından çocuka gelişim geriliği tanısı konulursa, aile bir an önce çocuğunun bu özel durumunu kabul ederek eğitime başlamalı. Bu süreci ne kadar iyi değerlendirir, hızlı kabullenir ve özel eğitime ne kadar erken yönlendirirse, çocuğun sonraki hayatı da bir o kadar iyi olur. Özel eğitime geç başlamak, çocuğun yaşıtlarına göre geri kalmasına sebep olur.

Gelişim geriliği nasıl fark edilir?

Çocuğun 18. aydan sonra gerçekleştirmesi gereken ve hala gerçekleştiremediği becerileri varsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı ve gecikmenin nedeni araştırılmalı. Gelişim geriliği konusunda her beceri için farklı kaygı sınırları var. Örneğin çocuk 18 aya kadar yürüyememişse bir uzmana başvurmak da fayda var. Çocuk henüz konuşamıyorsa ama göz teması kuruyor, söylenenleri anlıyor ve nesneleri tanıyorsa, bu çok yakında konuşabileceği anlamına gelebilir. Eğer nesneleri bile tanımakta zorluk çekiyor, çevresel farkındalığı çok düşük, göz teması kurmuyor ve beden diliyle bile iletişime geçmiyorsa konuşma geriliğinden bahsedilebilir. Konuşma geriliği tanısı koymak kız ve erkek çocuklarında da farklılık gösterir. Bu tanıyı koymak için sınır 18 aydır. Çocuk 18 aya kadar, belli kelimeleri çıkaramıyorsa, hece tekrarları yapmıyorsa, ses taklitleri yoksa artık bir uzmana başvurmanın zamanı gelmiş demektir. 

Çocuklar yaşıtlarıyla birlikte ilerleyemedikleri zaman onlara “özel eğitim” verilmesi gerekir. Bu eğitimler Türkçe ve matematik dersleri olabileceği gibi öz bakım becerileri, sosyal yaşam becerileri ve günlük yaşam becerileri de olabilir. Kısacası özel eğitim, çocuğun eksik olduğu bütün alanlarda, çocuğun istek ve ihtiyaçlarına göre destek olunmasıdır.   

Çocuğun eksikleri tespit edilerek, ihtiyaçlarına göre belli bir çalışma planı hazırlanır ve bu plana aile, çocuğun diğer öğretmenleri de dahil edilir. Bu şekilde yapılan özel eğitim sayesinde, çocuğun birçok eksiği giderilip, becerileri geliştirilebilir. Burada öğretmenin çocuğu çok iyi tanıması ve iyi yönlendirmesi gerekir.

Özel eğitimde ailenin rolü ve çocukla iletişimi çok önemli. Aile, okulda yapılan uygulamaları evde tekrar ederek eğitimi desteklemeli. Aile çalışmaları evde desteklediği takdirde gelişim süreci hızlanıyor ve başarı oranı artıyor.

Gelişimi destekleyen en önemli faktörlerden biri de iyi bir iletişim.  Öncelikle. aile çocuğunu iyi tanımalı, ne istediğini bilmeli. Birçok aile, çocuğun her ihtiyacını karşılamayı sıkıntıları çözmek için iyi bir yöntem sanıyor. Oysaki çocuğun her ihtiyacı değil, gerçek ihtiyaçları karşılanmalı. Çocuğun her istediğinin yapılması, her ihtiyacının giderilmesi, sınırsız bir istemeye ve geri dönüşü olmayan bir davranış problemine neden olabilir.  

Anne ve babaların çocuğa inanması, iyi öğretmenler ve eğitmenlerle bu yolda yürümesi, altı ayda ya da yılda bir defa mutlaka uzman bir doktorun çocuğun durumunu tekrar değerlendirmesi, ara değerlendirmelerle durumun takip edilmesi başarıyı etkileyen faktörlerin başında geliyor.

Okul döneminde de başka bir ekibin desteğine ihtiyaç duyuluyor. Öğretmenin desteği en başta geliyor. Diğer velilerin çocuğa olumlu yaklaşımı için yönlendirilmesi, velilerin özel eğitimli çocuklarla iletişim kurabilmeleri için kendi çocuklarını eğitmeleri gerekiyor.