• 22/07/2024
  • Hoşgeldiniz

Vajinismus kadının değil çiftlerin problemi

  • 17.10.2017

Vajinismus, cinsel ilişki esnasında kadınların istemsiz olarak kasılması, bu kasılmaların genital bölgede yoğunlaşması ve kadının erkeği kendinden iterek uzaklaştırmasıdır.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Gökçenur Gönenç, ‘’Vajinismuslu kadınlar yaşadıkları hissi tarif ederken, sanki genital bölgelerinin girişinde bir duvar varmış gibi hissettiklerini, bu duvarın ilişkiye engel olduğunu söylerler. Gerçekte olmayan bu duvarı farkında olmadan kendileri oluştururlar. Vajinismusun görülme sıklığı kültürel farklılıklar gösterir. Dünya genelinde yaklaşık görülme sıklığı %1-2 civarındayken ülkemizde görülme sıklığı %10 civarında. Cinsel eğitimin tabu olduğu kültürlerde bireyler cinselliği arkadaşlarından, akrabalarından, gizlice sahip oldukları dergi ve kitaplardan edinirler. Edindikleri bilgiler yaşanmışlıklardan ibaret olan kadınlarda doğru bilginin yerini başkasının tecrübesi alır. Bu tecrübe olumsuz ise kadının cinsellikle ilgili ilk duvarları örülmüş olur’’ dedi.

Gönenç, ‘’Bilinçaltımız çocukluğumuzdan itibaren duyduklarımızla, gördüklerimizle ve yaşadıklarımızla şekillenir. Biz farkında olmadan, korkularımız, alışkanlıklarımız, kişilik özelliklerimiz belirlenir. Çocuklukta yaşanan bir takım travmalar bize hatıra olarak korkularımızı bırakır. Bu korkulardan biri ilk gece deneyimidir. Anlatılan hikayelerin çoğunda ilk gecenin çok ağrılı olduğu, çok kanama olduğu, kızlık zarının yırtıldığı, hatta kadın çok kasılırsa erkeğin içerde kalacağı ve o pozisyonda hastanelere gidip rezil olunacağı gibi gerçekte olmayan şehir efsaneleri var. Bilinç altı bu hikayeleri alıp özümser ve kadını ilk gece bütün bu “tehlikelerden” korumayı amaçlamar. Zaman gelip çattığında korkular hortlayıp kadının bütün vücuduna yayılan, eşini itip kendinden uzaklaştıracak kadar kuvvetli kasılmalar şeklinde ortaya çıkar. Kadın o aşamada kendini o kadar çok kasar ki, genital organın girişi, geçişe izin vermeyecek şekilde kapanır. Zorlandığında sanki hiç geçilemeyecekmiş hissi uyandırır. Daha sonraki denemelerde de hüsran ile sonuçlanan girişimler çiftlerin zamanla birbirlerinden uzaklaşmalarına, ilişkilerinin olumsuz yönde etkilenmesine neden olabilir. Vajinismuslu kadın kendini eksik hissedebilir, eşine karşı suçluluk duygusu içine girebilir. Erkekte ise reddedilmişlik duygusu, öfke ve hatta bekaret ile ilgili soru işaretleri oluşabilir’’ diye konuştu.

Ülkemizde yaklaşık her 10 kadından 1’inde hafif veya ağır formda vajinismus görülebilir. Hafif vakalarda çiftler kendiliğinden bu sorunu aşabilirken orta ve ağır vakalarda tedavi gerekir. Gerçekte üreme organlarının sorunu değil de bilinçaltının yani beynin sorunu olan vajinismusun tedavisi de genellikle ilaçlarla veya ameliyatlarla değil, bilinçaltındaki yanlış inanış ve bilgilerin değiştirilmesi esasıyla sağlanır. Yrd. Doç. Dr. Gökçenur Gönenç, ‘’Vajinismus sadece kadının değil çiftin problemidir. Bu nedenle tedavide çiftin birlikte katılımı, uyumu, birbirlerine olan sevgi, saygısı ve sabrı temel taşları oluşturur. Tedavide amaç sadece fiziksel bütünlüğün değil, aynı zamanda ruhsal bütünlük ve doyumun sağlanmasıdır. Tedavisi aslında çok da zor olmayan bu problemin en sıkıntılı kısmı bunun aile meclislerinde dile gelmesi, aile büyükleri tarafından fikir beyanları, çözüm önerileri, sorgu - sualler ve doktora gitmekten çekinme, bu nedenle de mutluluğun ertelenmesidir’’ dedi.