• 22/07/2024
  • Hoşgeldiniz

Başarının temelinde baba mı var

  • 13.06.2017

Babası akademik yaşamları ile ilgilenen çocuklar, okul hayatında daha başarılıymış ve baba – çocuk etkileşimi arttıkça çocuğun matematik zekâsı ve kelime haznesi de yükseliyormuş.  

Araştırmalara göre baba ve çocuk arasındaki bağın kalitesi çocuğun gelişiminde çok önem taşıyor. Peki, babalar iyi bir örnek olmak, çocuğuyla ilişkinin kalitesini artırmak için neler yapmalı? DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Klinik Psikolog Ece Eryılmaz anlatıyor.

Çocukların ruh sağlığının gelişiminde anne kadar babanın rolünün de çok önemli olduğunu anlatan Ece Eryılmaz, “Babalar ile yapılan bazı yeni çalışmalar, babanın doğum sonrasında devam edecek ilgisinin doğum öncesindeki ilgisi ile bağlantılı olduğunu göstermektedir. Her ne kadar en başından beri kadınların biyolojik ve hormonal olarak anneliğe hazır olduğu bilinse de, bebeğin anne rahmine düşmesi ile erkeklerde de bazı hormonal değişimler olmaktadır. Buna rağmen erkeklerin bebeği kucağına alır almaz babalık duygusunu hissetmeleri beklenmez. Yapılan araştırmalarda özellikle çocuklarıyla daha çok zaman geçiren, fiziksel temas halinde olan ve öz bakımı konusunda yardımcı olan erkeklerde baba rolünün gelişiminin daha kolay olacağı belirtilmektedir” diyor.

Yapılan araştırmalara göre babanın ilgisi ve yakınlığı ile büyüyen çocukların akademik performanslarının daha yüksek olduğunu anlatan Eryılmaz, “Bazı çalışmalar, babaların çocuklarına akademik yönden ilgi göstermesinin çocuğa; anne ilgisinden daha fazla akademik başarı getirdiğini belirtiyor. Nitekim, bu çocuklarda okula karşı olumlu tutumun, motivasyonun ve bilişsel becerilerin baba ilgisinden yoksun olanlara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur.

Babadan ilgi görmenin çocukların öz güveninin artmasına ve kendi iç kontrol mekanizmalarına doğru orantılı bir katkı sağladığı saptanmıştır. Bazı araştırmalar ise çocukları ile daha fazla etkileşimde bulunan babaların çocuklarının matematik zekâlarının olumlu etkilendiğini ve daha geniş bir kelime dağarcığına sahip olduklarını ortaya koymuştur” diyor.

Eryılmaz, “Çocuğun duygusal ve fiziksel ihtiyaçları baba tarafından da karşılanmalıdır. Mesela çocuğa sevdiğini söyleyebilir, sarılabilir, ona gülümseyerek ve şakalaşarak sevgisini somut bir şekilde ifade edebilir. Aynı zamanda onun yaşadığı problemleri dinleyerek, onu yargılamadan birlikte çözüm yolları bulmaya çalışarak ve duyguları hakkında konuşarak iletişim kurabilir.

Bunlar çocuğun kendini değerli görmesine ve güvende hissetmesine yol açar. Ayrıca beslenme konusunda da babaların rolü oldukça büyüktür. Çocuğunu besleyen bir baba aralarında yakın bir ilişki kurulmasını sağlayacaktır” dedi.

Dış dünyanın rehberi baba

Babaların bir diğer önemli rolünün de ev içinde ve dış dünyada bir rehber görevi üstlenmesi olduğuna dikkat çeken Eryılmaz, “Okul öncesi dönemde babanın çocuğu dış dünyaya hazırlamak için fiziksel oyunlar oynamaya teşvik etmesi, bir yandan da çocuğun özerkliğini kazanması için küçük adımlarla özgüven inşa etmesi önemlidir. Bu nedenle babalar okul öncesi dönemdeki çocuklarına nasıl giyinmeleri gerektiğini, eve gelen misafirleri karşılamayı ve günlük yaşamdaki hayal kırıklıklarıyla nasıl başa çıkabileceklerini öğretebilirler. İlkokul çağında ise çalışmaya teşvik etmek için para yönetimini ya da bir spor / sanat dalını öğretme konusunda destek olabilirler. Kendi okul deneyimlerini anlatabilirler. Ergenlik döneminde ise babaların ergen ile konuşmak için hevesli olduğunu göstermesi, onun kendisi ve hayat hakkındaki düşüncelerini merak etmesi, hayat tecrübelerini öğüt vermeden anlatması, diyaloglarının sürekliliği yakın ilişki içinde kalmalarına destek olacaktır. Ev dışında birlikte yapacakları aktiviteler, sosyal sorumluluk projelerine ya da babanın kendi işine bunaltıcı ve yorucu olmadan ergeni dâhil etmesi de ergene kendini değerli ve güvende hissettirecektir. Bunların yanı sıra, ergenlik döneminde alkol, madde kullanımı, arkadaşlık ilişkileri, şiddet hakkında da babaların çocukları ile konuşmaları gerekir” dedi.