• 20/07/2024
  • Hoşgeldiniz

Aldatan mı suçlu aldatılan mı?

  • Aslı Aydoğdu
  • Aile Danışmanı - Yaşam Koçu Ailebebek TV Kurucu
  • 04.03.2019

“Çiftleri ayrılığa götüren en etkili, en güçlü neden nedir?” diye sorsak, büyük bir çoğunluk hiç düşünmeden aldatılmak der. Haksız da sayılmazlar. Aldatılmak; ilişkinin bütün mahremiyetini bozduğu gibi eşler arasındaki samimiyeti zedeler ve güven duygusunu bitirir...

Aldatıldığını öğrenen eş ne yapmalı? Affetmeli mi? Ayrılmalı mı? Affetmek gururu zedeler mi? Affedilen taraf bunu bir daha yapar mı? Bu soruların cevabını öyle birden bire bulmak kolay değil. Öfke ile kalkan zararla oturur.

Bu tarz sarsıcı olaylarda hemen karar verilmemeli, çünkü burada vereceğiniz karar 10 yıl sonra da hayatınızda etkili olacak. Biraz sakinleşmeyi beklemek ve yaşadıklarını anlamaya çalışmak önemli. Aldatılmanın nedenlerini bulup ortaya çıkarmak ilişkinin kaderi açısından çok önemli! Aldatmanın duygusal açlıktan mı yoksa cinsel açlıktan mı kaynaklandığı mutlaka araştırılmalı…

Duygusal açlıktan söz ediliyorsa bunların neler olduğu ve sebepleri bir bir konuşulmalı. Eğer cinsel açlık söz konusuysa, bu konuda ki tüm istekler ve beklentiler açıkça dile getirilmeli ve eşler kendi sınırlarını zorlamadan birbirlerini ne kadar mutlu edebilecekleri üzerine düşünmeli. Ortak kabul gören sebeplerin üzerine gidilerek nasıl iyileştirilebileceği konusunda gerekirse bir uzmandan destek alınmalı.

Aldatılan eşler; gizlilik, mahremiyet, yalan söyleme gibi nedenlerle büyük travmalar yaşıyor. Ve eğer bu süreçte sağlıklı düşünüp kendileri için en uygun kararı alamazlarsa bu travma hayatlarının geri kalan kısmına da sirayet edebiliyor. Asıl mesele affedip affetmemek değil! Asıl mesele bu duruma sebep olan şeyleri fark edebilmek ve kendi payına düşen mesajları alabilmek.

Eskiden yaygın olan “erkek aldatır”, “kadın affeder” gibi toplumun büyük çoğunluğunda kabul görmüş kanılar bugün geçerli değil. Kadınlar ekonomik özgürlüğünü kazandıkça bu tarz ayrımcı düşünceler de, kadınlar üzerindeki toplum baskısı da ortadan kalkıyor.

Son yıllarda yapılan araştırmalar aldatılan kadınlardan ziyade aldatan kadınların sayısının gün geçtikçe arttığını gösteriyor. Konuya cinsiyet ayrımı yapmadan yaklaşmak gerekir. Aldatılan tarafın kadın ya da erkek olması önemli değil!

Aldatılan eş ihanete uğradığı için travma yaşarken aldatan eş de yakalandığı, yalanlarıyla yüzleştiği ve ilişkisinin bitme ihtimali ile karşı karşıya kaldığı için travma yaşıyor.

Aldatan mı suçlu, aldatılan mı? Bu sorunun cevabı belli olsa da hüküm vermeden önce hafifletici nedenler olup olmadığına bakılmalı! Aldatıldığını öğrenen eş yaşadığı şoku biraz üzerinden atıp sakinleştikten sonra bu konu, eşler arasında masaya yatırılmalı ve ilişkilerine ait bazı soruların cevapları aranmalı. Her çift için farklı sorular sorulması gerekse de olayın bütününe dair sorulması gereken sorular genellikle benzer.

  • Biz bunu neden yaşadık?

  • Bu konuyu nasıl karşıladık? Neler hissettik?

  • Nerelerde eksiklerimiz vardı?

  • İlişkide neleri geliştiremedik?

Bu ve benzeri sorularla öz eleştiri yapmak gerekir. Eğer aldatmanın nedenleri bulunur ve çiftler arasında tüm detaylarıyla bu konu konuşulursa, samimiyet ve açıklıkla kendilerinden kaynaklanan sorunların üzerinde durulur ve bu nedenler iyileştirilmeye çalışılırsa sadakat sorunu aşılarak yeniden güven sağlanabilir. Daha güçlü ve sağlam bir ilişkinin temelleri atılabilir.

Tablo her zaman olumlu sonuçlanmayabilir de... Çiftler tüm bu öz eleştirilerden sonra ayrılma kararı alsalar bile bu karar çok daha bilinçli verilmiş bir karar olur. Yaşananlardan kendi payına düşen mesajları alabilenler, yeni girecekleri yolda güçlü ve kendinden emin adımlar atabilirler. 

Anlatması kolay olsa da bu dönemi çiftlerin tek başına atlatması çok zor… Bir aile danışmanından destek alınması yorucu ve yıkıcı geçen bu süreçte her iki taraf için de daha sağlıklı olacaktır.

Aslı Aydoğdu

Aile Danışmanı ve Yaşam Koçu