Çocuklara gönüllülük bilinci nasıl aşılanır?
Çocuğun bütün kişiliği 7 yaşına kadar oluşur, 7 yaşından sonra çok fazla bir şey eklenmez. Çocuk dünyaya geldiği andan itibaren onu sevgiyle büyütmek gerekir. Çocuk ana rahminde anne kalbinin sesini dinleyerek büyümüştür ve dünyaya geldiği anda büyük bir korku içine düşer. Kucağımıza aldığımızda, anne kalbine yakın tuttuğumuzda, sevip okşadığımızda, anne sıcaklığını hissettirdiğimizde ona güven duygusunu veririz. İnsanın hayatını berbat eden şey korku duygusudur. Çocuklara korku duygusunu değil güven duygusunu vermek gerekir.
Yürümeye ve kendini bilmeye başladığı andan itibaren ise onu çocuk olarak değil insan olarak görmek gerekir. Yani onun bir kişiliği, kimliği olduğunu ve kendi yetenekleri içerisinde büyümesi gerektiğini anlamamız gerekir. Anne ayrıdır, baba ayrıdır ve çocuk ayrıdır. Örneğin benim 45 yıllık hiç ses yükselmeden, sevgi içinde geçmiş bir evliliğim var. Bir insanın içinde bin tane huy varsa bir tanesi bile eşimle uyuşmaz. Biz, bu farklılıkların tamamını hayatımızın bir rengi, bir çeşitliliği olarak kabul edip mutluluğa ulaştık. Ama ilk zamanlar çok sıkıntı çektik.
Çocuk da böyledir. Her çocuk, bir varlık olarak kendi yetenekleriyle, kendi duygu ve düşünceleriyle ve kendi insani nitelikleriyle dünyaya gelir. Bizim çocuğun bu yeteneklerini geliştirebileceği ve kendisi olabileceği yolları ona açmamız gerekiyor. Oysaki anne babalar, kendi yapamadıklarını, kendi ulaşamadıklarını, çocukları yapsın ve ulaşsın istiyorlar. Bırakın çocuk kendi yolunu kendisi çizsin. Sİz onun yeteneklerini, düşüncelerini ortaya çıkarabilecek bir ilişki içinde olun.
Biz çocuğa hiç birşey öğretemeyiz, öğretmek için çaba içinde de olmamalıyız. Biz çocuğa örnek olmalıyız. Çocuğun yanında sevgiyle, şefkatle, hakka, hukuka, adalete saygıyla bir hayat sürdürmeliyiz. Çocuğun yanında, annesine kötü söz söylememeliyiz, hiç kimseye küfretmemeliyiz, bir başkasının hakkını yediğimiz bir davranış içinde bulunmamalıyız.
Eğer bir insan kendisi olamazsa biliniz ki hiç birşey olamaz. Bırakalım çocuklarımız kendileri olsunlar. Bizim kopyamız, olamadığımız şeyleri olmak üzere yetiştirilmiş insanlar olmasınlar. Çocuğu özgür bırakalım. İnsan için sevgi, şefkat, merhamet çok önemlidir ama bunlardan daha önemlisi onun özgür olabilmesidir. Kendi özgürlüğü, kendi kişiliği ve kimliği içerisinde büyüyebilecek bir ortam yaratmamız ve bu ortamı bozmayacak şekilde ona iyi örnek olmamız gerekir.