Yüzdeki yorgunluk nasıl giderilir?
Estetik işlemleri, cerrahi işlemler ve cerrahi dışı yöntemler olarak ikiye ayırabiliriz. Cerrahi gerektiren işlemler genellikle yüz sarkması olan 50 yaşın üstündeki hastalarda uygulanan işlemler. Hastaların hepsi birbirinden farklı tabi… Bazıları daha erken yaşlarda da olabiliyor.
Genelde daha orta yaşlarda tercihimiz, cerrahi dışı olan yöntemlerle bunları düzeltmek. Yorgun ifadeyi düzeltmek için elimizde pekçok yöntem var. Bunlardan bir tanesi botox; kaşları biraz yükseltmeye, göz çevresindeki minik kırışıklıkları düzeltmeye ve derinleşmemesine yarıyor. Botox bir miktar yüzü de yükseltiyor ve bakışları gençleştiriyor. Özellikle gebelik sonrasında kilo verildiğinde yüzde yumuşak doku kayıpları ve çökmeler meydana gelebiliyor. Bunları dolgularla takviye ediyoruz.
Gereken yere ve gereken derinliğe dolgular yapıyoruz. Genellikle orta yüzde boşalma oluyor, göz altlarında boşalma oluyor ve bunlar kronik bir yorgunluk görüntüsüne yol açıyor. Yine aynı şekilde ağız köşelerinde sarkmalar oluyor. Üzüntü çizgileri gelişiyor ağız köşesinden çeneye doğru inen, yine çene kenarlarında sarkmalar oluyor. Bunlar ufak düzeydeyse ve çok belirgin değilse yan, cerrahi müdahele gerektirmeyecek düzeydeyse, öncelikle kemik dokuyu destekleyerek, belirgin bir çene hattı ve elmacık kemiği oluşturmaya çalışıyoruz. Orta yüzdeki boşalmalarda yine orta seviye yaptığımız dolgularla boşlukları doldurup yanaklara daha diri bir görüntü veriyoruz. Ağız köşesine inen çizgileri dolduruyoruz ve burun kenarına inen çizgileri dolduruyoruz böylece hastaya daha dinç ve daha dinlenmiş bir görüntü vermemiz mümkün.
Cilde yönelik bir takım uygulamalar var; bunlar mezoterapi, derin nemlendirme işlemleri hyaluronik asitlerle yapılan ve prp işlemleri gibi biyolojik yöntemler… Fibroglas kültürleri gibi hastanın kendi derisinden alınıp, fibroglasta üretilerek tekrar geri verilme işlemleri var. Bunların tümü cilt yaşını geriye çekmeye, daha gençleştirmeye, elastikiyetini arttırmaya, nemlendirmeye ve ince kırışıklıkları gidermeye yönelik. Bunlar düzenli olarak yapıldığında zaten toparlanma, yüzde yükselme oluyor. Hangi yöntemin uygun olduğuna hekim ile birlikte hastanın karar vermesi gerekiyor. Hem hastanın istekleri hem de ihtiyaçları belirlenerek ve uygun bir yöntem seçilerek klinik şartlarında hastane gerektirmeden kısa süre içinde gerçekleştirilip, hastanın hemen normal yaşantısına dönmesini sağlamak mümkün.